Marx’ın İşçi Anketi


Onur Bütün,  2014 yılının mayıs ayında yaşanan Soma katliamından sonra maden işçileriyle söyleşiler yapmaya başlar. Anladığım kadarıyla bu büyük trajediden önce de yeraltı maden iş sendikasıyla sürekli irtibattadır. Çünkü “Yedi kat yerin altından uğultular geliyor”[1] kitabının hazırlığını yapmaktadır. Soma katliamı bu yazım sürecinde gerçekleşir. Onur Bütün’ün Marx’ın işçi anketi ile tanışması da aynı döneme rastlar. Kendisi şöyle anlatıyor: “Üzerine çalıştığınız temaya odaklanırken doğal olarak pek çok soru sorup cevaplar arıyorsunuz. Çalışma nesneniz ile ilgili algınız açılıyor, çağrışımlar artıyor, hatta dostlarınızla sohbetinizin de konularından biri haline geliyor. Marx, “işçilerle ilgili bir anket çalışması hazırlamış mıdır?” sorusunun yanıtını Ankara’daki bir görüşmemde dostum Nadir Sevinç’in anlatımından öğrendim. Evet Marx 1880 yılında işçilere, sosyalistlere, muhaliflere ve tüm halka uygulanmak üzere 101 soru hazırlamıştı.”[2]

Onur Bütün, işçilerle yaptığı söyleşilerde ve hazırladığı anket sorularında en büyük yol göstericisinin Marx’ın 134 yıl önce hazırlandığı bu anket olduğunu söylüyor. Marx’ın zekasını ve çalışkanlığını bir kez daha görmek adına etkileyici ama medeniyetimiz açısından trajik bir durum tabi. Bir asırdan fazla bir zaman önce hazırlanmış bu ankete baktığınızda üretim teknolojinin değiştiğini ama işçilerin sorunlarının değişmediğini görüyorsunuz.

Onur Bütün, Marx’ın işçi anketini ararken tuhaf bir gerçekle karşılaşır. Bu anketten haberdar olması, en azından gündeme getirip tartışmaya açması gereken sendikalar, siyasi partiler vs.  dolaylı dolaysız siyasi özneler bu metne karşı tamamen ilgisiz kalmıştır. Marx’ın bu önemli çalışmasını Türkiye’de ilk kez bir sinema dergisi gündemine alacaktır. Genç sinema dergisi 1970 yılının mart ayında Marx’ın işçi anketini derginin yanında ek bir broşür olarak satışa sunar. Derginin o günkü fiyatı 2,5 lira anket ise 1 liraya satılmıştır.

Kitapta, hem üç bin adet basılan bu broşürün hem de Türkiye’de devrimci sinemanın hikayesini öğrenmek isteyenler için Genç Sinema dergisinin kurucularından Ahmet Soner’le yapılmış bir röportaj yer alıyor. Haftanın paragrafını keyifle okuduğum bu röportajdan alıyorum:

Ahmet Soner: Sol tandanslı yayınlar o dönemde çok ilgi görüyor ve yeni yeni Türkçeye çevriliyor, basılıyordu. Biz de basılmayan bir şey bulalım yayınlayalım diye düşündük. Araya taraya bu anketi bulduk. Marx, Lenin fark etmezdi, basılmamış olsun bizim için bu kadarı yeterliydi. Boğaziçi üniversitesinden bir arkadaşımız vardı. Tanju Kurtarel… Metni öneren ve çeviren Tanju’dur.

….

Godard’ın filmlerinde vardır mesela, “şimdi biz sizinle söyleşi yapmak için böyle oturuyoruz, tak bir plan sonra başka bir yerdeyiz, bağlantı filan yoktur ya da karşı açı!” (gülüşmeler!) Dolayısıyla tarihe bakışları da değişiktir. Aşamalı tarih anlayışı minvalinde bilinenleri, yani giriş, gelişme, sonuç kurgusunu değiştirirler. Yüksel Arslan’ın Fransa’da yaşamış olması; dönemin yazar, şair, ressam ve tüm sanatçıların Fransa’ya gitmek, oradaki özgürlük ortamından ve sanatsal kültürün besleyici yanlarından faydalanmak gibi bir arzusunun da sonucudur. Bizim İşçi anketini bulmamız, yani Tanju’nun aklına gelmesi, çevirmesi, kapağın Yüksel Arslan tarafından çizilmesi çok da tesadüf sayılmaz.  O dönemin politik kültürel etkisinin bir yansımasıdır diye düşünüyorum.” [3]

[1] Onur Bütün, yedi kat yerin altından uğultular geliyor/yeni Çeltik’ten Soma’ya maden işçileri, Dipnot yay.,201

[2] Onur Bütün, Marx’ın işçi anketi, ayrıntı yayınları 2018 sf: 15

[3] A.g.e., sf: 30-31

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir